trarzh-TWenfrdejarues
Super User

Super User

Sosyal Sorumluluk

%PM, %05 %763 %2016 %17:%Ara EKO Belgesi Neden Ecomark

Doğadaki canlı organizmaların yaşamsal faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyen, hava, su ve toprak gibi cansız ögelerin ise niteliklerini bozan ve yapısal zararlar meydana getiren yabancı maddelerin karışması olayına çevre kirliliği denmektedir. Doğrudan insan eliyle yaratılan çevre kirliliğinin doğaya verdiği zarar gün geçtikçe büyümektedir. Doğal kaynaklar tükenmekte ve yaklaşan tehlike, artan nüfus karşısında ihtiyaçları karşılayamayacak bir noktaya ilerlemektedir. Artık küresel anlamda iklim değişiklikleri yaşanmakta, küresel ısınma iyiden iyiye kendini hissettirmekte, ekosistemler çökmekte ve ozon tabakasında incelme kopma noktasına gelmektedir. Önlem alınmazsa gelecek nesilleri hiç de temiz bir dünya beklememektedir. Bugün için önlem almakta geç bile kalınmıştır.

Böylesi bir ortamda özel ve resmi kuruluşlar bir takım çalışmalar içine girmişlerdir ve doğanın korunması ve insan sağlığına zarar gelmemesi açısından çaba göstermektedir. Bu koşullarda kuruluşumuz da sosyal sorumluluk duygusu ile hareket ederek Ekomark© Standardı’nı hazırlamıştır. Kimsenin insan sağlığını tehdit eden ve çevrenin tahrip olmasına neden olan bu duruma seyirci kalmaması gerekmektedir.

Zehirli maddelerle kirlenmiş bir atmosfer tabakasından inen yağmurlar asit yağışları şeklinde toprağa zarar vermektedir. Toprağa inen bu asitli sular bitkilere ve canlılara zarar vermektedir. Toprağın besin değeri düşmekte ve taban suları zehirlenmektedir. Diğer taraftan çöp yığınlarından toprağa sanayi atıkları, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler ve ağır metaller karışmaktadır. Toprak ve suda biyolojik yaşam yok olmak üzeredir. Havayı kirleten maddelerin sınır değerleri belirlenmiştir ama önemli olan fabrikaların ve işletmelerin bunlara uymalarıdır. Doğanın kirlenme yollarının sonu yok. Hepsi ile mücadele etmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı ve yaşanılabilir bir dünya bırakmak herkesin sorumluluğundadır.

Sosyal sorumluluk çerçevesinde, herkesin, bu amaç etrafında toplanması ve ortak yaşama yönelmesi gerekmektedir. Kişi ve kuruluşların, kendi çıkarları yanında toplumun genel çıkarlarını da dikkate almaları ve bunları geliştirecek ve koruyacak eylemlerde bulunmaları gerekmektedir.

Kuruluşumuz Ekomark©, bu düşünce ile Ekomark© Standardı’nı geliştirmiştir ve yabancı bir akreditasyon kuruluşundan yetki almıştır. Kuruluşumuz hem tüketicilerin bilinçlenmesi hem de üreticilerin sorumluluk duygusu ile üretim tekniklerini değiştirmesi açısından önemli bir misyon üstlenmiştir.

 

Sosyal sorumluluk konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Sağlıklı Yaşam

%PM, %05 %763 %2016 %17:%Ara EKO Belgesi Neden Ecomark

Sağlıklı yaşam dendiğinde akla her zaman, alkol ve sigaradan uzak durmak, kalbi korumak, spor yapmak ve doğru beslenmeye özen göstermek gelir. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için bunlar gereklidir elbette. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için şehirden uzaklaşmayı ve doğa ile baş başa kalmayı da önermektedir. Bu da çok anlamlı bir öneridir. Dikkat edilirse bu sayılanlar içinde, insan sağlığı açısından iki önemli nokta bulunmaktadır. Birinci nokta doğru beslenmeye özen göstermektir. Ancak burada sadece beslenmek için doğru ürünlerin seçilmesi ve doğru yöntemlerle bu ürünlerin besine dönüştürülmesi kasdedilmemektedir. Ürünlerin doğru yollardan üretilmiş olması ve içlerinde insan sağlığına zarar verecek tehlikeli maddeler ve kimyasallar bulunmaması, hatta doğru ambalajlanmış olması da kasdedilmektedir. İkinci nokta ise doğanın korunmasıdır. Doğanın temiz kalması ve kirlenmemesi, insan sağlığı için, ama daha önemlisi gelecek nesiller için gereklidir.

Ürünlerin ekolojik denge içinde ve en doğal yollardan üretilmesi, üretimi hızlandıracak veya erken olgunlaştıracak kimyasalların kullanılmaması, kullanılan tohumların ve fidelerin en saf hallerinin kullanılması ve bitkilerin genetiği ile oynanmamış olması çok önemlidir. Ne yazık ki ticari kaygılar ağır basmakta ve hiç arzu edilmeyen üretim yöntemlerine başvurulmaktadır. Bu durum hem bu ürünleri kullanan tüketicilerin sağlıkları için bir tehlikedir hem de bu şekilde gerçekleştirilen üretim, toğrağa, suya ve havaya zarar vermektedir. Çevrenin kirlenmesine neden olmaktadır.

Etkileri ulusal boyutlarda görünse de aslında tehlikenin çok daha büyük olduğu ve küresel anlamda dünyanın yaşanabilir olmasında son derece tehlike yarattığı artık bilinen bir gerçektir.

Uluslararası kuruluşlar ve devletler artık insan sağlığını tehdit eden ve çevrenin tahrip olmasına neden olan bu durumun önlenmesine çalışmaktadır.

Avrupa Birliği tarafından 1992 yılında başlatılan Eko-Etiket uygulaması ile kuruluşumuz tarafından hazırlanan ve yabancı bir akreditasyon kuruluşundan yetki alınan Ekomark© Standardı, bu çabaların bir sonucudur. Kuruluşumuz tarafından, doğaya ve insan sağlığına duyarlı üretim yapan firmalara Ekomark© Etiketi kullanma izin verilmektedir.

 

Sağlıklı yaşam konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Ekolojik Döngü

%PM, %05 %763 %2016 %17:%Ara EKO Belgesi Neden Ecomark

Ekoloji, canlı organizmaları ve onların çevreleri ile olan ilişkilerini inceleyen bir biyoloji dalıdır. Ekolojik döngü ise, su, mineraller, azot, oksijen ve karbon gibi maddelerin, canlılar, su, hava ve toprak arasında çeşitli formlara dönüşerek yer değiştirmesi, doğada sürekli dolaşımıdır.

Canlı organizmalar için yaşam alanı olan, okyanusların bin metre taban derinliği ile deniz seviyesinden altı bin metre atmosfer yüksekliği arasındaki alana, biyolojide biyosfer ismi verilmektedir. Biyosfer tabakası, su, hava ve topraktan oluşmaktadır ve canlılar için bir yaşam alanıdır. Biyolojik olarak bu alan içinde yaşayan hayvanlara fauna, bitkilerin tamamına ise flora denmektedir.

Biyosfer tabakası içinde belli bir alanda yaşayan canlılar bir küme oluştururlar Bu canlı kümelerin fiziki çevre ile, yani cansız ortam ile ilişkileri ise ekosistemleri meydana getirir. Ekosistem bir yaşam birliğidir ve içinde üç canlı gurubu bulunur: üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar. Üreticiler, fotosentetik canlılardır. Tüketiciler genelde etçil ve otçullardır. Ayrıştırıcılar ise bakteri ve mantarlardan meydana gelir. Üreticiler fotosentez yapar, tüketiciler solunum yapar, ayrıştırıcılar ise organik artıkları çürütürler.

Ekosistemler, bir enerji ve besin zinciridir, ana kaynak ise güneştir. Enerji ve maddeler ekosistem içinde bir döngü yaratırlar. Doğada canlılığın devam edebilmesi için bazı önemli maddelerin, tüketildiği oranda yeniden üretilmesi gerekir. Bütün canlılar için azot çok önemlidir. Her canlının, organik veya inorganik olarak azotu temin etmesi gerekir. Aynı şekilde su bütün canlılar için vazgeçilmez bir maddedir. Bu maddelerin, döngüsü olmak zorundadır. Basit bir anlatımla ekolojik döngü, canlılar tarafından doğada kullanılan bir takım maddelerin, yeniden kullanılabilir duruma gelmesi ve bu sürecin sürekli devam etmesi olayıdır.

Ancak ekolojik döngüler çeşitli yollardan ama özellikle insan müdahaleleri ile olumsuz etkilenmektedir. Örneğin nüfusun hızla yükselmesi, teknolojinin gelişmesi, şehirleşme ve sanayinin ilerlemesi toplumların suya olan talebini artırmıştır. Suyun aşırı kullanılması, şehirleşme ve nüfusun artması, sanayide su kullanımının artması, yeni baraj ve kanalların yapılması, bitki örtüsünün tahrip olması hep suyun ekolojik döngüsünü bozan faktörlerdir.

Kuruluşumuz tarafından hazırlanan ve yabancı bir akreditasyon kuruluşundan yetki alınan Ekomark© Standardı, ekolojik döngünün daha fazla tahrip olmasının önlenmesi açısından önemlidir. Kuruluşumuz, doğaya duyarlı üretim yapan firmalara Ekomark© Etiketi kullanma izin vermektedir.

 

Ekolojik döngü konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Sürdürülebilirlik

%PM, %05 %762 %2016 %17:%Ara EKO Belgesi Neden Ecomark

Yok olan yaşam alanları, küresel ısınma ve iklim değişiklikleri, çevre kirliliği, düzensiz ve plansız yapılaşma ve sağlıksız toplumlar, bugünün en büyük problemleridir. Bu sorunları yaratanlar ise ne yazık ki insanlardır. Çarpık kentleşme ve kötü tüketim alışkanlıkları bu problemleri yaratmaktadır. Dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran çok daha yüksek. İnsanlar yaşam şekillerini ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmedikçe, ne doğanın acımasızca tahrip olmasının önüne geçilebilir ne de sağlıklı nesiller yetişebilir.

Bugünün küresel boyuttaki çevre sorunlarının bir nedeni, batı ülkelerindeki sanayi devrimi sonrasında fosil yakıt kullanımındaki yüksek artıştır. Mevcut enerji kaynaklarına bağımlılık had safhaya ulaşmıştır. Bu yüzyılda atmosfere salınan sera gazı etkisinin yarattığı tehdit artık herkesçe biliniyor. Doğanın korunması için ve hiç değilse doğaya verilen zararın en düşük seviyeye indirilmesi için yapılan çalışmalar gittikçe hızlanmaktadır.

Sürdürülebilirlik denilince akla hemen doğanın korunması gelmektedir. Sürdürülebilirlik kavramının temelinde doğal çevrenin korunması var ama iş sadece bununla sınırlı değil. Çevre koruma çalışmalarının tek hedefi doğayı korumaktır. Ancak sürdürülebilirlik, gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmayı hedeflemektedir. Burada amaç doğal kaynakları gelecek nesillere aktarmak, ancak bugünün ihtiyaçlarını da göz ardı etmemektir.

Teorik olarak sürdürülebilirlik, bir sistemin kendini devam ettirebilmesi için uzun vadede yeniden üretilmesidir. Sürdürülebilirlik, çevresel, ekonomik ve sosyal alanlarda birlikte ele alınması gereken bir yaklaşımdır. Ekolojik açıdan bakıldığında esas önemli olan doğal kaynakların yenilenebilmesidir.

Devlet olsun özel kuruluşlar olsun sürdürülebilirlik konusunda herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır. Kuruluşumuz, doğanın ve insan sağlığının korunması için, Ekomark© Standardı’nı geliştirmiştir. Avrupa Birliği tarafından belirlenen kriterlere uygun ürün ve hizmetlere Ekomark© Etiketi kullanma izin vermektedir. Önemli oranda tüketicilerin de bilinçlenmesine hizmet eden Ekomark© Standardı, bireylerin tüketim alışkanlıklarının değişmesi gerekiğine inanmakta ve bu standardı yaygılaştırmaya çalışmaktadır. Enerji tasarruflu ampullerin kullanılması, elde bulaşık ve çamaşır yıkama alışkanlıklarından vazgeçilmesi, makinelerin tam dolu iken çalıştırılması, elektronik aletlerin kullanılmadıkları zamanlarda tamamen kapatılması ve geri dönüşüm faaliyetlerine katkı verilmesi bu anlamda önemli adımlardır.

 

Sürdürülebilirlik konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Başarı Öyküleri

%PM, %05 %762 %2016 %17:%Ara EKO Belgesi Neden Ecomark

Ekolojik etiket sistemi ilk olarak Avrupa Birliği ülkelerinde uygulamaya başlanmıştır. 1992 yılında Avrupa Konseyi’nin çıkardığı direktif ile ürün grupları bazında çevre kriterleri belirlenmiş ve ürün ve hizmetleri bu kriterlere uyan firmalara Eko-Etiket kullanma izni verilmeye başlanmıştır. Aslına bakılırsa çevre etiketleri konusunda bundan önce de başlatılan başka uygulamalar vardır. Örneğin, Almanya’da uygulanan ve kısa sürede diğer Avrupa ve dünya ülkelerinde de kabul gören Blue Angel Etiketi, 1978 yılından beri kullanılmaktadır. Bu çevre etiketi de Eko-Etiket gibi gıda ve ilaç dışında birçok ürün için geliştirilmiştir. Ancak Eko-Etiket ile ilgili yasal düzenleme kısa sürede Avrupa Birliği ülkelerinin kendi iç hukukuna girmiş ve sadece Avrupa Biriği ülkelerinde değil bütün dünyada kabul edilmeye başlanmıştır.

Yine de Avrupa Birliği ülkelerinde geliştirilen ve kendi ülkelerinde uygulanan başka ekolojik ürün etiketleri de bulunmaktadır. Bunlar içinde ey çok bilinenleri İsveç, Norveç, İzlanda ve Finlandiya’da geçerli olan Nordic Swan Etiketi ve Hollanda’da geliştirilen EKO Kalite Sembolü’dür. Bu ekolojik etiketler sadece kendi ülkelerinde değil diğer ülkelerde de kabul görmüştür.

Bu çerçevede olmak üzere ülkemizde de kuruluşumuz tarafından, ülkemiz koşullarına, tüketim alışkanlıklarına, işletmelerin üretim yöntem ve faaliyetlerine ve yürürlükteki yasal düzenlemelere dayanarak Ekomark© Standardı hazırlanmıştır. Tamamen özgün bir şekilde şekilde hazırlanan bu standart için, yabancı bir akreditasyon kuruluşundan yetki alınmıştır ve ürün ve hizmetlerini Ekomark© Standardı’nın istediği kriterlere uygun hale getiren firmalara ürün ve hizmetlerinin tanıtım ve reklam faaliyetlerinde kullanmaları için Ekomark© Etiketi kullanma izni verilmektedir.

Ekolojik ürünler üretmek için büyük çaba gösteren dünyadaki bağımsız gıda, kozmetik, giyim ve sağlık örgülteri, çalışmalarında Ekomark© Standardı’nı da örnek almaktadır. Ekomark© Standardı dünyada çok sayıda kurum ve kuruluştan övgü almaktadır. Bu arada ekolojik etiketler alanında sayısız ödül ve teşekkür almıştır. Ekomark© Etiketi kısa sürede ulusal ve uluslararası alanda geçerli bir etiket haline gelmiştir.

Ekomark© Etiketi’ni taşıyan ürün ve hizmetler bugün sadece ülkemiz sınırları içinde değil Avrupa Birliği ülkeleri ve bütün dünya ülkelerinde tüketicilere güven vermektedir. Bu arada kuruluşumuz tarafından belirlenen kriterler ve test ve analiz değerlendirmeleri, örneğin Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi kuruluşlar tarafından incelemeye alınmıştır.

 

Ekomark© Standardı’nın elde ettiği başarılar konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Eko-Etiket sistemi ECO Label tarafından 1998 yılında başlamış bir ekolojik etiket sistemidir. diğer ülkeler de zamanla ulusal yasal düzenlemelerini bu sisteme uygun hale getirmişler, arkasından Eko-Etiket uygulamasını başlatmışlardır. Avrupa Birliği pazarlarına ürün göndermek isteyen diğer ülkelerdeki üreticiler de ürün gruplarına giren ürünleri için bu ekolojik etiketlere sahip olmaya başlamışlardır. Aksi halde bu firmalar ne Avrupa Birliği ülkelerinde ne de diğer ülkelerde rekabet etme imkanı bulamayacaklardır.

Bilindiği gibi tüm dünya ve bir taraftan diğer ülkeler Avrupa Birliği’ne girme yönünde bir takım çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmaların temelini ise öncelikle uyum yasalarının çıkarılması teşkil etmektedir. Bu süreçte ülkeler, yasal düzenlemelerini Avrupa Birliği yasal düzenlemeleri ile uyumlu hale getirmek istemektedir. Avrupa Koneyi, 2000 yılında ekolojik etiketler konusunda 1980/2000 (EC) sayılı direktifi çıkarmıştır. Bu direktif, ekolojik etiket sisteminin ülkemize entegrasyonunu sağlamak amacı ile bir çevre yasasının çıkarılmasını öngörmektedir.

Ancak bu direktife rağmen bu yasa çalışmasına hemen başlandığı söylenemez. Yine de ekolojik etiket sisteminin kurulması ve uygulanması konusunda ECO Label™ özel yetkili kuruluş olarak faaliyetlerine başlamıştır. Söz konusu belgelendirme kuruluşu da kendi organizasyonu içinde Çevresel Etki Değerlendirmesi’ne bağlı olarak, Çevre Yönetim Sistemini kurmuştur. Bu kuruluş ekolojik etiket çalışmalarında gerekli düzenlemelerin yapılmasından ve koordinasyonundan sağlanmasından sorumludur.

Çalışmaların hızlı ilerlememesi ama diğer yandan ülkemizdeki firmaların ihtiyaçlarının artması yüzünden, kuruluşumuz Ekomark© Standardı’nı hazırlamış ve uygulamaya koymuştur. Bu standart sadece ülkemizdeki tüketim alışkanlıkları, üretim yöntemleri, mevcut yasal düzenlemeleri ve çıkarılması beklenen çevre yasası ilkeleri esas alınarak ve özgün bir tarzda geliştirilmiştir. Ürün gurpları bazında belirlenen kriterlere uygun bulunduğu takdirde, üretici firmaların Ekomark© Etiketi kullanma izin talepleri, yabancı bir akreditasyon kuruluşundan alınan yetkiye dayanılarak kuruluşumuz tarafından karşılanmaktadır. Verilen izinler bu nedenle dünyanın her yerinde kabul görmektedir.

Ekomark© Standardı’nın ve Ekomark© Etiketi’nin hangi ülkelerde geçerli olduğu konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı, dünyanın en büyük ve bağımsız doğa koruma kuruluşudur. Bu kuruluşun araştırmalarına göre, 1960’lı yıllardan bugüne doğal kaynaklara olan talep iki katına çıkmış durumda. Bugün sürdürülen faaliyetler için aslında dünyamızın bir buçuk misli büyük olması gerekiyor. Bu demektir ki doğal kaynakların aslında yüzde 50’sinden fazlası kullanılıyor. Eğer tüketim alışkanlıkları, yaşam tarzı ve üretim yöntemleri değiştirilmeze, çok değil 2030 yılında doğal kaynak taleplerini karşılamak için dünyamızın iki misli büyük olması gerekecek. Bu mümkün olmadığına göre şimdiden adım atmak gerekiyor. Hatta geç bile kalınmış durumda.

Dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyar olması tahmin ediliyor. Bu kadar insana su, gıda ve enerji sağlamak gerekecek. Doğayı korumak ve canlı türlerinin devamlılığını sağlamak herkesin görevi olmalı. Sadece bireylerin farkındalığı yetmiyor. Resmi ve özel kuruluşların da kararlılık göstermesi gerekiyor.

Yeryüzünde türler ve türlerin yaşam alanları gittikçe kayboluyor. Biyolojik çeşitlilikte 1970’lerden sonra yaşanan düşüş oranı yüzde 30. Tropikal bölgelerde bu oran yüzde 60 civarında. Ozon tabakasındaki deliğin büyümesi, küresel ısınma, aşırı nüfus artışı, doğal kaynakların sorumsuzca kullanılması, hepsi bu sonuçta etkilidir.

Gıda ve petrol fiyatlarında gözlenen yükseliş, kısıtlı kaynakların kullanıldığının en önemli göstergesidir. Herşey arz talep dengesine bağlı. Yükselen gıda talebini karşılayabilmek için daha fazla enerji ve su kaynaklarına ihtiyaç var. Üretim yöntemleri ve insanların yaşam şekli değişmek zorunda.

Kuruluşumuz Ekomark©, bütün bu gerçeklerden yola çıkarak sorumluluk duygusu ile hareket etmiş ve Ekomark© Standardı’nı tasarlamıştır. Ekomark© Standardı sadece ülkemizin üretim şekli, tüketim alışkanlıkları, yasal düzenlemeleri ve resmi politikaları esas alınarak özgün bir tarzda geliştirilmiştir.

Ekomark© Standardı’nın hazırlanmasında iki temel hedef alınmıştır: insan sağlığına zarar vermemek ve doğal kaynakların korunmasına özen göstermek. Şurası bir gerçek: kaynakların kısıtlı olması, sadece tüketiciler için değil üreticiler için de bir sorun. Çünkü üretimin devamlılığı gerekiyor. Bunun için de aynı kalitede hammaddeyi bulmak zorundalar. Bu yüzden sürdürülebilirlik konusu, özel ve resmi kuruluşlar yanında firmaların da gündemine girmiş durumdadır.

 

Ekomark© Standardı’nın ve Ekomark© Etiketi’nin nasıl doğduğu konusunda daha geniş bilgiler almak isteniyorsa hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Bir ürünün insan sağlığı açısından tehlike taşımadığı ve doğanın korunmasına özen gösterdiği, sadece ürünün kendisi açısından değil üzerindeki ambalajı bakımından da önemlidir. Üretici firmaların, ambalaj atıkları ile ilgili yükümlülükleri bulunmaktadır ve bunları yerine getirmek zorundadır.

Ambalaj, içine konulan ürünü en temiz ve en güvenilir koşullarda koruyan ve taşınması ve depolanması gibi işlemleri kolaylaştıran bir malzemedir. Ambalaj açısından önemli iki nokta bulunmaktadır. Birincisi doğrudan temas halinde olduğu içindeki ürüne zarar vermemesidir. İkinci önemli nokta ise atıldıkları zaman doğada çabuk ve kolay bir şekilde yok olabilmesi veya geri dönüşümünün sağlanabilmesidir.

Kısaca ambalajın en önemli fonksiyonu, içindeki ürünleri, ıslanma, çarpma, bozulma gibi fiziksel etkilerden korumaktır. Aynı zamanda üzerinde taşıdığı üretici firmanın adı, ürünün içeriği, üretim tarihi, son kullanım tarihi ve kullanım açıklamaları gibi bilgilerle tüketicilere seçim ve kullanım kolaylığı sağlar.

Ambalajlar, ahşap, cam, kağıt, plastik veya metal çok çeşitli malzemelerden yapılabilir. Ancak unutmamak gerekir ki, ambalaj atıkları kesinlikle çöp değildir. Ambalaj atıkları ikincil hammadde olarak kullanılabilen malzemelerdir. Buna dikkat edilmezse doğal kaynaklar hergün daha çok yok edilmiş our.

Ülkemizde Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ambalaj üretilirken, geri dönüşümü mümkün olmayan malzemelerin kullanılmasını yasaklamıştır. İnsanların da bu yönde bilinçlenmiş olmaları çok önemlidir. Son zamanlarda ambalaj için biyoplastik ismi verilen malzemeler kullanılmaktadır. Bunlar yenilenebilir hammaddelerden yapılmaktadır.

Kuruluşumuz tarafından tasarlanan Ekomark© Standardı’nın esas aldığı ürün grupları içinde doğrudan ambalajlar ismi verilen bir ürün grup yoktur, ancak işin doğası gereği üretimi yapılan ürünler mutlaka bir ambalaj kullanımı gerektirmektedir. Bu nedenle her bir ürün grubu içinde ambalajı ilgilendiren kriterler de yer almaktadır. Ürün ve hizmetlerin Ekomark© Etiketi kullanım izni başvurusu yapıldığında sadece ürünün kendisi değil ambalajı bakımından da gerekli koşulları karşılayıp karşılamadığı araştırılmaktadır. Kuruluşumuz tarafından, tüm kriterleri karşılayan ürünler için Ekomark© Etiketi kullanım izni verilmektedir.

 

Ambalaj ürünlerinde ekolojik sertifika konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Ekolojik etiket, firmaların ürün ve hizmetlerinde, doğayı koruduklarını, doğaya duyarlı olduklarını, çevreye verdikleri zararı en düşük seviyede tuttuklarını kanıtlayan bir etikettir. Bir çevre etiketi taşıyan ürünün, doğa koşullarına uygun yöntemlerle üretildiği, tüketildikten sonra kısa sürede kendiliğinden yok olduğu ve üzerindeki ambalajın çevreye zarar vermediği anlaşılır.

Kimyasallar günlük hayatımızın önemli bir bileşenidir, ancak bazı kimyasallar sağlığımıza veya çevremize ciddi zarar verebilir. Kimyasalların kullanımı ile kısmen açıklanabilecek sağlık problemlerinde artış var. İnsan yapımı kimyasallar, çevredeki en uzak yerlerde ve aynı zamanda vücutlarımızda bulunur. Kimyasallar her yerdedir. AB'de, REACH ve CLP'nin öncülüğünde insan sağlığına ve çevreye yüksek düzeyde koruma sağlamayı amaçlayan kapsamlı kimyasallar mevzuatına sahibiz. Biyositler, böcek ilaçları, eczacılık ürünleri veya kozmetik ürünler gibi belirli kimyasal maddeler kendi mevzuatlarına tabidir. Ayrıca, Avrupa Komisyonu, endokrin bozucuların, hormon sistemine müdahale eden kimyasalların olumsuz sağlık etkilerine neden olan zorlukları ele almaktadır.

Doğanın korunması bugüne kadar hiç olmadığı boyutta önem taşımaktadır. Ekosistem çok büyük bir tehlike altındadır. Birçok çalışmada, üretimde kullanılan kimyasal maddelerin, sağlığı olumsuz etkilediği ortaya çıkmıştır. Bundan en fazla çocuklar ve üretimi yapan çalışanlar etkilenmektedir. Bu bakımdan ekolojik üretim sağlık risklerini ortadan kaldırmaktadır. Bunun yanında ekolojik üretim toprak ve su kaynaklarını da korumaktadır. Önemli olan kimyasal maddeler kullanarak değil doğal maddelerle toprağın verimliliğini arttırmaktır. Su kaynakları ise bütün canlılar için vazgeçilmez olandır. Su kaynaklarının korunması açısından ekolojik üretimde sentetik kimyasal maddelerin kullanımı yasaktır.

Kuruluşumuz tarafından tasarlanan Ekomark© Standardı, Avrupa Birliği tarafından hazırlanan ürün gruplarını esas almaktadır. Eko-Etiket sistemi içinde çeşitli ürün ve hizmet grupları için ekolojik etiket kriterleri belirlenmiştir. Bu ürün grupları arasında doğrudan kimyasal ürünler adını alan bir grup yoktur. Ancak dolaylı şekilde birçok üretimde kimyasallar geçmektedir. Örneğin temizlik ürünleri gurubu içinde yer alan, genel temizleyiciler, bulaşık deterjanı, çamaşır deterjanları, bulaşık makinesi deterjanı ve sabun, şampuan ve saç kremleri gibi ürünlerde kimyasallar kullanılmaktadır. Bunun yanında en fazla kimyasal kullanılan ürün grubu tekstil ürünleridir. Yine bahçe malzemeleri ürün grubunda yetiştirme ortamı ve toprak iyileştiriciler, ayrıca ev ürünleri grubunda boya ve vernikler, kimyasal madde içeren ürünlerdir.

Bu ürünlerin, belirlenen kriterler içinde üretildikleri tespit edildiği takdirde firmalara Ekomark© Etiketi kullanım izni verilmektedir. Ekomark© Etiketi kullanılan ürünlerin, bu şekilde doğaya uygun üretildikleri ve tüketildikleri sırada insan sağlığına zarar vermedikleri kanıtlanmış olmaktadr.

Firmaların dış pazarlara açılabilmesi ve rakipleri ile mücadele edebilmesi için artık daha fazla ekolojik üretime yönelmeleri gerekmektedir.

Kimyasal ürünlerde ekolojik sertifika konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Ekolojik etiket sistemlerinin hemen hepsi, ürünlerin yaşam döngüsü üzerine kuruludur. Herşeyden önce, ürün ve hizmetlerin insan sağlığına ve doğaya etkileri, yaşam döngüsü analizleri yapılarak ortaya konur. Bu analizler, ürün veya hizmetlerin üretim, kullanım ve atık durumlarındaki çevresel etkilerini ayrıntılı olarak ortaya çıkarmaya yarar. Ürünlerin hammadde ve enerji girdileri, üretim süreçleri, paketlenmesi, üretimin tamamlanmasından sonra depolanması ve sevkedilmesi, tüketicilere sunulması ve tüketilmesi ve nihayet kullanım sonrası atık olarak yok edilmesi aşamaları, yani kısaca bir ürünün tüm yaşam döngüsü, çevresel etkiler bakımından analiz edilmektedir.

Üretim aşamalarında hammadde ve enerji tüketiminin düşürülmesi, zehirli kimyasal maddelerin kullanılmaması, bütün emisyon ve atıklarda bulunan zehirli madde miktarının azlatılması, ürünlerin yukarıda açıklanan bütün yaşam döngüsü süresince olumsuz etkilerinin en düşük seviyeye çekilmesi konularında artık bütün ülkeler dikkatli davranmakta ve çevrenin kirlenmesi ve doğal kaynakların tükenmesi konusunda endişe duymaktadır.

Avrupa Birliği tarafından geliştirilen Eko-Etiket sisteminde ürün grupları arasında yağlar da bulunmaktadır. Yağlar ürün grubu, profesyonel kullanıcılar ve bireysel tüketiciler tarafından kullanılmak üzere piyasalara sunulan, gres yağı, hidrolik yağlar, iki zamanlı motor yağları, testere yağlar, beton ayırıcılar ve bunlar gibi geri dönüşü olmayan yağları kapsamaktadır.

Kuruluşumuz tarafından geliştirilen Ekomark© Standardı da, aynı şekilde endüstriyel yağlar ürün grubu için belirlenen kriterlere uygun olmak koşulu ile Ekomark© Etiketi kullanım izni vermektedir. Ekomark© Etiketi kullanılan yağlar kullanıldıkları sırada doğada su ve toprak üzerinde en düşük etkiye sahiptir. Bu yağların karbondioksit emisyonu düşüktür. Üretimde kullanılan yenilenebilir hammadde oranı ise yüksektir. Kriterlerde gösterilmiş olan belli zararlı maddeleri içermemektedir. Bunun yanında bu yağların yüksek performans garantisi vardır.

Ekomark© Standardı’nın hedefinde insan sağlığının ve doğa koşullarının korunması bulunmaktadır. Yakında Avrupa Birliği’ne uygum çalışmaları kapsamında ekolojik etiket yasası çıkarılmış olacaktır. Firmaların bu anlamda hazırlıklı olması açısından bugünden ürettikleri endüstriyel yağlar için işletmelerinde Ekomark© Standardı’nı kurmaları ve ürünleri için Ekomark© Etiketi kullanım izni almaları menfaaetlerine olacaktır.

 

Yağlarda ekolojik sertifika konusunda farklı bilgilere gereksinim duyulabilir. Bu konuda ve Ekomark© Etiketi hakkında daha geniş bilgiler almak için hemen kuruluşumuza müracaat edebilirsiniz.

Telif hakları ECOmark© bir "EUROLAB Laboratuvar A.Ş." özel markasıdır.

Web sayfamızda kullanılan logolar hak sahiplerine aittir, projede destek alınan kurumlar ECOmark ile bağlantılı değildir.