Super User
Kimya Ürünleri Eko Belgelendirme
%PM, %05 %642 %2016 %14:%Ara EKO Belgesi Sektörel Eko BelgelendirmesiÇevre koşullarına duyarlı olan ve gelecek için daha yaşanabilir ve temiz bir çevre bırakabilmenin endişesini taşıyan ülkeler, ekonomik büyümenin doğal kaynaklardan bağımsız olması gerektiği konusunda aynı fikirdedirler. Bu bakımdan Avrupa Birliği tarafından uygulamaya konulan ekolojik etiketi sistemi ya da Eko-Etiket sistemi, diğer ülkeler tarafından tasarlanan Alman Blue Angel ve Nordic Swan (İskandinav Kuğu’su) gibi uygulamalar ve ülkemizde de kuruluşumuz tarafından tamamen ülkemiz koşulları dikkate alınarak özgün bir şekilde geliştirilen Ekomark© Standardı, iklim değişikliği, enerji verimliliği, sağlıklı veya tehlikeli maddeler, doğal kaynaklar ve atıklar (geri dönüşümlü olsalar da) konularında önemli gelişmeler kaydetmiştir.
Ülkemizde Ekomark© Etiketi, çok sayıda ürün yanında kamp alanları ve turistik konaklama hizmetleri dahil olmak üzere bir takım hizmetleri de kapsamaktadır. Ürün ve hizmetler için kriterler belirlenirken, bunların tasarımından başlayıp yok edilmesine kadar tüm yaşam döngüsü esas alınmış ve çevreye olan etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Belirlenen kriterlerin geçerlilik süresi üç yıldır. Gerek bilim ve teknolojideki gelişmeler, gerek bunlara bağlı olarak ortaya çıkan yeni teknik ve yöntemler ve gerekse piyasa koşullarındaki gelişmeler, tespit edilen kriterlerin güncellenmesini gerektirebilir.
Ürün ve hizmetler için Ekomark© Etiketi kullanma izni verilirken, bu kriterlere uyulması yanında en iyi uygulama ve performans koşullarını sağlayıp sağlamadığı da gözlenmektedir.
Bu ürün grupları içinde, temizlik ürünleri de bulunmaktadır. Özellikle formüllerinde içerdikleri kimyasal maddeler açısından temizlik ürün grubu Ekomark© Standardı’nda önemli bir kalemdir. Bu ürün grubu kendi içinde beş ayrı kategori oluşturmaktadır:
- Genel temizleyiciler
- Bulaşık makinesi deterjanı
- Bulaşık deterjanı
- Çamaşır deterjanları
- Sabun, şampuan ve saç kremleri
Ancak temizlik maddeleri dışında başka ürün grupları da kimyasal maddeler içermektedir. Örneğin,
- Tekstil ürünleri
- Boyalar ve vernikler
- Zemin kaplamalar
- Yetiştirme ortamı ve toprak iyileştiriciler
- Yağlar
Günümüzde çevre ile ilgili en büyük sağlık problemlerinin başında, hava kirliliği, yetersiz su kalitesi ve hijyen ve tehlikeli kimyasallar gelmektedir.
Tehlikeli kimyasal maddedeler konusunda ülkemizde, Çevre ve Orman Bakanlığından 2008 yılında Tehlikeli Maddelerin ve Müstahzarlarının Sınıflandırılması, Ambalajlanması ve Etiketlenmesi Hakkında Yönetmelik çıkarılmıştır. Bu yönetmelik Avrupa Birliği’nin 67/548/EEC ve 1999/45/EC sayılı direktifleri esas alınmıştır. Yönetmeliğin amacı, piyasaya sunulan tehlikeli maddelerin ve ürünlerin insan sağlığı ve çevre koşulları üzerinde yaratacağı olumsuz etkilere karşı etkin bir kontrol ve gözetim sağlamak, bunları sınıflandırmaya, etiketlemeya ve ambalajlamaya yönelik esasları düzenlemektir.
Kuruluşumuz, Ekomark© Standardı’nı belirlerken, bu yönetmelik esaslarınını da dikkate almıştır. Bu standardın kapsamına şu ürünler girmektedir: insan sağlığı için veya veterinerlik hizmetlerinde kullanılan tıbbi ürünler, kozmetik ürünler, gıda maddeleri, atık niteliğindeki madde karışımları, hayvan yemleri, radyoaktif maddeler ve radyoaktif madde içeren ürünler, insan vücudu ile doğrudan teması olan tıbbi cihazlar.
Ürün ve hizmetlerinde Ekomark© Etiketi taşıyan firmalar her zaman rekabet avantajına sahip olacaktır.
Tarım Ürünleri Eko Belgelendirme
%PM, %05 %641 %2016 %14:%Ara EKO Belgesi Sektörel Eko BelgelendirmesiKuruluşumuz Ekomark©, ürün ve hizmetlerin üretilmesi, kullanılması ve yok edilmesi aşamalarında doğaya verdikleri zararları en az seviyeye çekmek amacıyla Avrupa Birliği tarafından başlatılan çeşitli ekolojik etiketlerin oluşturulması ve yaygınlaştırılması çalışması çerçevesinde, ülkemizde Ekomark© Standardı’nı geliştirmiş ve uygulamaya koymuştur.
Ekomark© Standardı ile çevreye zarar vermeyen ürün ve hizmetlerin tasarlanması, üretilmesi ve pazarlaması faaliyetlerini geliştirmek ve bu ürün ve hizmetleri diğerlerinden Ekomark© Etiketi ile ayırmak amaçlanmıştır. Ekomark© Standardı ile aynı zamanda tüketiciler de bu ürün ve hizmetlerin çevreye olumsuz etkileri konusunda bilinçlenmiş olmaktadır. Firmaların işletmelerinde Ekomark© Standardı’nı ya da herhangi bir ekolojik etiket uygulamasını kurmaları konusunda bir zorunluluk yoktur. Bu sistem tamamen gönüllük esasasına dayanmaktadır. Ancak özellikle Avrupa Birliği’ne ürün ve hizmet sunan firmaların bu konuda bilinçli ve özenli olmaları gerekmektedir.
Tüketicilere sunulan ürün ve hizmetlerin üzerine Ekomark© Etiketi’nin konulabilmesi için, bu ürün ve hizmetlerin yer aldığı ürün grupları için belirlenmiş kriterlere uygunluk aranmaktadır. Bu kriterler tespit edilirken, söz konusu ürün veya hizmet için hammadde seçimi, üretim çalışmaları, dağıtımının yapılması, tüketilmesi ve kullanımı tamamlandığında geri dönüşümlü olmasına kadar, kısaca ürünün bütün yaşam döngüsü içinde geçen çeşitli aşamalar dikkate alınmaktadır.
Ülkemizde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2010 yılında İyi Tarım Uygulamaları Hakkında Yönetmelik çıkarılmıştır. Bu yönetmelik, tarımsal üretimin insan ve hayvan sağlığına ve doğa koşullarına zarar vermeyecek bir şekilde yapılmasını hedeflemektedir. Aynı şekilde doğal kaynakların korunmasını, tarımsal faaliyetlerin izlenebilir ve sürdürülebilir olmasını kısaca tüketicilere güvenilir ürünler sunulmasını sağlayacak iyi tarım uygulamalarının esaslarını düzenlemektedir.
Yine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından2010 yılında Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik çıkarılmıştır. Bu yönetmelik ise, ekolojik dengenin korunması yanında organik tarımsal üretimin sağlanması ve pazarlama koşullarının düzenlenmesi, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik esasları düzenlemektedir.
Her iki yönetmelik de, ülkemizde insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyecek ve çevreyi koruyacak şekilde tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır.
Avrupa Birliği ülkelerinde başlatılan ekolojik etiket sistemi veya Eko-Etiket sisteminde ise bu çerçevede, yetiştirme ortamı ve toprak iyileştirici malzemeler için ürün grupları oluşturulmuş ve kriterler belirlenmiştir.
Yetiştirme ortamı ürün grubu kapsamında kriterler belirlenirken, bitkilerin yetiştirildikleri ortamda kullanılan toprak dışındaki malzemeler esas alınmıştır. Toprak iyileştirici malzemeler ürün grubu kapsamında kriterler belirlenirken de, toprağın fiziksel özelliklerini geliştirmek, toprağı korumak, toprağın kimyasal ve biyolojik özelliklerini yükseltmek ve verimliliğini arttırmak amacı ile toprağa ilave edilecek malzemeler esas alınmıştır.
Bu kriterlere uygun şekilde üretilen ve Ekomark© Etiketi taşıyan ürünler, üretim sırasında geri dönüşümlü organik madde kullanıldığını, turba içermediğini, bakteri içermediğini ve ağır metaller ya da kalıntı pestisitler ile toprağın kirletilmediğini kanıtlamış olmaktadır. Aynı zamanda ürünün taşınması ve işlenmesi konusunda da tüketicilere bilgi verilmiş olmaktadır.
Gıda Ürünleri Eko Belgelendirme
%PM, %05 %638 %2016 %14:%Ara EKO Belgesi Sektörel Eko BelgelendirmesiEkolojik etiket veya Eko-Etiket sistemi, Avrupa Birliği tarafından 1992 yılında uygulamaya alınmış bir sistemdir, ancak bu sistem öncesinde Uluslararası Standartlar Organizasyonu tarafından aynı yıllarda çevre etiketleri konusunda, belgelendirme standartlarının aksine bir dizi rehberlik standartları hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Bu standartlar şunlardır:
- TS EN ISO 14020 Ekolojik etiketleri ve beyanları - Genel prensipler
- TS EN ISO 14024 Ekolojik etiketleri ve beyanları - Tip 1: Çevre etiketlemesi - Prensipler ve yöntemler
- TS EN ISO 14021 Ekolojik etiketleri ve beyanları - Tip 2: Çevre etiketleri - Çevre ile ilgili iddiaların öz beyanı
- TS EN ISO 14025 Ekolojik etiketleri ve beyanları - Tip 3: Çevre beyanları - Prensipler ve prosedürler
Ülkemizde Ekomark© Standardı da Avrupa Birliği’nde uygulanan Eko-Etiket sistemini esas almıştır. Bu standart gerekliliklerini karşıyan firmaların kullanmalarına izin verilen Ekomark© Etiketi, çevresel açıdan tercih edilen ürünler için pazar avantajı yaratmayı amaçlamaktadır.
Ekomark© Standardı’nın hedefinde, tüketicilerin çevre koşulları bakımından iyi olan ürünleri tercih edebilecekleri bir ortam yaratmaktır. Bütün ekolojik etiketlerin amacı, bu etikete sahip olmayan ürünlerin piyasadan temizlenmesini sağlamak ve üretici firmaları, üretim süreçlerini, doğaya zarar vermeyecek teknik ve yöntemlerle yenilemeye zorlamaktır. Bu firmalar ancak, işletmelerinde çevreye duyarlı iyileştirmeler yaptıktan sonra yeniden pazara girebileceklerdir. Ekomark© Etiketi dahil bütün çevre etiketleri, bu etiketi taşıyan ürünlerin doğa koşulları açısından öncelikli ürünler olduklarını göstermektedir. Tüketiciler de ürünlerin çevresel özelliklerine bakarak ürün almaya teşvik edilmektedir.
Kuruluşumuz Ekomark©, yukarıda değinildiği gibi Avrupa Birliği’nde uygulanan Ekolojik Etiket (Eko-Etiket) sistemini esas almıştır ve bu sistemin temel özelliği, gıda, içecek, ilaç ve tıbbi ürünler dışındaki alanlarda üretilen ürün ve hizmetleri kapsamasıdır. İlk uygulanmaya başlamasından bugüne uygulamanın kapsamı genişlemekte ve sürekli yeni gruplar sisteme ilave edilmektedir.
Ancak sadece Avrupa Birliği ülkelerinde değil dünya genelinde de tüketiciler, kullandıkları gıda ürünlerinin kaynakları ve sürdürülebilirliği konusunda bilgi edinmek istemektedir. Bu yöndeki talepler gittikçe artmakta ve gıda ürünlerinde ekolojik etiket kullanımı gündeme gelmektedir. Bugün gıda ve yem ürünleri için Avrupa Birliği Çevre Etiketi (Eko-Etiket) sisteminde bir ürün kategorisi yoktur. Ancak uygulamaya gıda ve yemlerin dahil edilmesi konusunda çalışmalar sürdürülmektedir.
Uluslararası Standartlar Organizasyonu tarafından hazırlanan ve yukarıda sözü edilen ISO 14000 standartlar dizisi, yeşil etiketleme de denilen standardizasyonu gerçekleştirecek şekilde tasarlanmıştır. Burada amaçlanan, tüketicilerin hangi ürünün ne kadar çevreci olduğunu görebilmesidir. Bu standartlar, bir yandan tüketicilerin çevre bilinçlerinin gelişmesini sağlarken, bir yandan da üretici firmaları çevreci bir tutum için zorlamaktadır.
Yeşil etiketlemenin amacı, çevreye daha az zararlı ürünlerin üretilmesini ve kullanılmasını teşvik etmektir. Yeşil etiketleme ile tüketiciler, sağlık ve çevreye daha duyarlı olmakta ve bu yönde zararlı olmayan ürünleri tercih etmektedir.
ISO, çevreye duyarlı etiketler konusunda, yukarıda sayılan standartlar ile üç farklı ekolojik etiket tanımlamıştır.
Tekstil Ürünleri Eko Belgelendirme
%AM, %30 %041 %2001 %00:%Kas EKO Belgesi Sektörel Eko BelgelendirmesiEkomark© Etiketi, esas olarak ürün ve hizmetler ile ilişkilendirilir. Genel olarak da ürün ambalajı üzerinde, firmanın internet web sitesinde, ya da ürün kataloglarında görüntülenir.
Bugün sadece Avrupa Birliği ülkelerinde değil dünyanın her yerinde çok sayıda ekolojik etiket bulunmaktadır. Daha farklı etiketler geliştirmek de mümkündür. Enerji verimliliği etiketleri veya organik etiketler bunlara örnektir. Ancak ekolojik etiketler, sosyal sorumluluk ve adil ticaret özellikleri yanında daha farklı özelliklere de sahiptir.
Eko-Etiket sistemini esas alan Ekomark© Standardı da Avrupa Birliği gibi ISO 14024 Ekolojik etiketlemesi prensip ve yöntemleri dahilinde tasarlanmıştır ve gönüllü olarak kullanılan bir etiket sistemidir. Belirlenen kriterler, çevresel fayda yaratılabilecek özelliklere ve öneme sahiptir.
Ekomark© Standardı’nda kriterlerin tamamı, ürünün bütün yaşam döngüsü boyunca doğaya olan etkileri düşünülerek tespit edilmiştir. Bu açıdan ürün ve hizmlerde kullanılacak Ekomark© Etiketi, tüketicilere doğanın korunmasına duyarlı ürün ve hizmetleri seçme imkanı vermektedir.
Gittikçe küreselleşen dünyamızda, hazır giyim ve tekstil sektörü, özellikle Asya pazarında ciddi bir rekabet yaşamaktadır. Bu rekabet ortamında, bir yandan da yükselen sağlık ve çevre bilinci ile birlikte, tekstil ve hazır giyim ürünlerinin sağlık ve çevre açısından güvenilir olması daha önemli bir hal almıştır. Böylesi bir ortamda bu ürünlerin Ekomark© Etiketi taşıyor olması, tüketiciler gözünde önemli bir faklılık yaratacaktır.
Ekomark© Standardı, Avrupa Birliği ülkelerinde hatta bütün dünyada müşterilerin beklentilerini karşılayacak özelliklere sahiptir.
Tekstil ve hazır giyim sanayi, hem üretim hem de işgücü açısından dünyanın en büyük sanayi sektörlerinden biridir. Bu sektör hem insanların giyim kuşamlarına hem de yaşam alanlarına oldukça büyük katkı sağlamaktadır.
Çevre koşullarında bugün daha fazla hissedilen küresel iklim değişiklikleri, zararlı artıklar, toksik kimyasal maddeler, ozon deliği, asit yağmurları, su ve hava kirliliği gibi çevre sorunlarına, diğer sanayi dalları ile birlikte tekstil sektörü de neden olmaktadır. Üretim sırasında bu sektörde, yüksek su tüketimi olmaktadır ve bir takım kimyasal maddeler kullanılmakta ve çeşitli atıklara neden olunmaktadır. Katı veya sıvı atıklar çevreyi olumsuz etkilemektedir. Atılan bazı kimyasallar ise doğada toksik etkiler göstermekte, sudaki oksijenin azalmasına ve hem suda yaşayan canlılar ve hem de insanlar için tehlike yaratmaktadır.
Bütün bu nedenlerle çevre dostu tekstillerin üretilmesi daha çok önemsenmeye başlanmış ve çevre dostu tekstil ürünlerine talep hızla yükselmiştir. Bunun yanında hava ve suyunun bu yolda kirlenmesinin önüne geçmek amacı ile çözüm olarak Eko-Etiket sistemi veya ekolojik etiketleme sitemi öngörülmektedir.
Avrupa Birliği, ülkemiz ihracatında önemli bir pazar durumundadır ve birlik ülkeleri gittikçe güçlenen çevre bilincinin bir sonucu olarak, insan sağlığına ve doğaya zarar vermeyen ürünlerin üretimine önem vermektedir. Bu amaçla yirmi yıla yakın birs üredir Eko-Etiket sistemi uygulanmaktadır ve çok sayıda ürün grubunu kapsamaktadır.
- tekstil eko belgesi
- tekstil ekolojik belgelendirme
- ekolojik tekstil belgelendirmesi
- eko belgesi
- eko tekstil belgesi
- eco belgesi
- eco etiketi
- eko etiketi
- tekstil eko etiketi
- organik tekstil
- organik tekstil belgesi
- organik tekstil sertifikası
- ekoteks belgesi
- ekoteks sertifikası
- ekotex belgelendirme
- ekotex sertifikası




